110

bilgisayarda boş bir word ya da illustrator sayfası açıp uzun süre bakan birilerini görmüşsündür mutlaka… ben gördüm… boş sayfaya bakma süresi uzadığında ve bilgisayar ekranında hala hiçbir şey yoksa bu kez fırat mavi ekran verdi diye düşündüm çoğu zaman… bu ifadeye bakarak fırat’ın uzun yıllar boyunca okulu bitiremediğini düşünme sakın! fırat demirbaşlardan biri… dolayısıyla her yıl reklam atölyesi’nde görülür; şahsına münhasır kimliğiyle mesaimize neş’e katar…

bu durumun kalem kağıtla çalışma geleneğini sürdürme çabasının kötü bi’ sonucu olduğunu da düşünme sakın… burada aklında (ve kalbinde) henüz bi’ şey yokken bilgisayar başına oturup gereksiz elektrik sarfiyatına yol açan sefil öğrenci tipiyle dalga geçmeye çalışıyorum… neyseki acilen maç özeti, yeni bir klip, komik video seyretmesi gereken bir yarımca ya da (yine acilen) facebook’ta kendi fotoğraflarına bakması gereken biri tarafından bu kabızlık hali bitirilir… ha’di canım deme hemen… genellikle kızlardan çıkan bu tiplere doğru olanın kendi fotoğraflarına değil, başkalarının fotoğraflarına bakmak olduğunu anımsatmışımdır çoğu zaman…

bi’ de en iyi fikirlerin duşta ya da tuvallette (lavaboda değil ama) bulunduğu efsanesi de eklendiğinde hal iyice içinden çıkılmaz bi’ hal alır… tuvalette ya da duşta bulduğun fikir, zihninin uzun süredir arka planda üzerinde çalıştığı şeydir ve çoğunlukla aydınlanma anı bu özel durumlara denk gelir… değilse duş başlığı ya da klozet kapağının zihinsel bir etkisi yoktur…

doğru bilgi, bilgiyi doğru sınıflandırma, önemsiz ya da gereksiz olandan vazgeçme gibi süreçlerin sonunda ortaya çıkan bi’ şeydir yaratıcı fikir… bilinen iki şeyin bilinmeyen bi’ biçimde sentezlenmesidir…

duydun mu fırat?.. şalteri indir de çıkalım artık…

• • •

serra hale özkan: ‘ortaya çıkan’ demişsin, ama, ben ortada bi’ şey göremiyorum…

yıldıray lise: yok… bu sefer göz kırpan surat yok!..

kamil renan: benim hep kaçarken aklıma geliyor…

yıldıray lise: 😉