114

fırat atölyeye geç geldiğinde kullandığı bahanelerin başında ‘dün gece şarap içtim; uyanamadım’ yer alır… kimi zaman sahipsiz bir kediyi veterinere götürmüş ya da o miniğe bi’ yuva bulmuştur… bi’ gün ‘dün akşam mercimek çorbası içtim; uyuyakaldım’la karşılaşacağıma neredeyse eminim…

sefil öğrencilerin bahanelerinin ardı arkası kesilmez… trafik sıkışır, gaz kesilir, anne-baba baskın yapar, yedikleri soslu tavuk dürümünden bağırsakları bozulur… ödevlerinde, uygulamalarında bi’ eksik ya da teknik bi’ sorun varsa ‘o yapmamıştır; bilgisayardan öyle çıkmıştır!.. (‘bilgisayardan çıkmak’ ne demekse?)’ bakılması gereken yeğenler, taşınması gereken eşyalar vardır.

çok eskiden posof’ta yaşayan kaymak tabaka uzun kış aylarında çeşitli şeyleri bahane ederek şehir kulübünde içmektedir… mal müdürünün çocuğu olmuştur, ‘ha’di içelim’dir… genç ilkokul öğretmeni nişanlanmıştır; ‘ha’di içelim’dir. kapanan yollar nedeniyle ilçenin dünya ile bağlantısı kesilip içme bahaneleri azaldığında, zar zor gelebilen bir kamyon da içme nedenidir; ‘posof’a kamyon gelmiştir; ‘ha’di içelim’dir.

bahane bulmak için harcadıkları zamanı üzerinde çalıştıkları işlere ayırsalar, sorun kalmayacaktır. ancak, onun yerine bahaneler çuvalına yaratıcı örnekler ‘atmayı’ yeğlerler… aslında, bunu çok sorun etmiyorum… ama, ‘enayi yerine konmak‘ var ya, o koyuyor adama…

eminim 114. notun yazarı kenan kılıç da bu tür pek çok bahaneyle karşılaşmıştır… hatta, çok daha yaratıcılarıyla… kenan kılıç kastamonu üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışır… çok yer, çok güler… ama, öyle sıtmalı bünyeler gibi değil; göbeğini titrete titrete, gümbür gümbür gülenlerdendir… insan irisidir… ilef’te öğrenciyken sığındığı bahaneleri unutmamıştır büyük olasılıkla… o nedenle kül yutmaz… her hoca kendi öğrenciliğini hatırlarsa (ben kendiminkini hiç unutmadım) bu bahanelere gülüp geçmek de o denli kolaylaşır…

kabul etmiyorum fırat… daha yaratıcı bi’ bahane bul…

• • •

kamil renan: lojistik üssü kazan’da hocam… sürekli kamyon geliyor… 🙂

yıldıray lise: 😉 kamil renan beyci’m, kavurma yemeye geleceğiz de… projeler, yolculuklar; bir türlü zaman olmadı…

serra hale özkan: ilk üretilecek şey odur ayol. üretip cebine koyacaksın, hazırda duracak. dünyanın bin türlü hali var ne de olsa (bir yaşam tarzı olarak tembellik).