120

eminim her iş kolunda bi’ duvara ya da panoya asılmıştır bu söz… bi’ tuvalet duvarında kötü yapılmış bir illüstrasyonla yer almadığı sürece sorun değil… ‘ulan, kötüye 1 milyon verdik (bünye yeni paraya geçememiş), iyi olsa yandıydım; mükemmele pılıyı pırtıyı bırakır çıkardım herhal’ diyecek adamın halini bi’ düşün lütfen…

her iş kolunda olan, bizim meslekte ikiye katlanır… ‘iyi-mükemmel’ ilişkisi iki katın karesinden daha büyüktür muhtemelen… ortalama müşterinin ortalama işi büyük olasılıkla ittirilirken, ‘yarışmaya iş kasma’ döneminde her ajansta duyulması muhtemeldir jim abinin bu sözünü… öyle ya, iyi fikri müşteri zaten kabul etmeyecektir; yorulmaya değmez… mükemmel aranacaksa, bari ödül olarak geri dönsündür, de’ mi?

profesyonel hayatın karikatürünü çıkarmaktansa, atölyenin fıkrasını yazmayı daha evla bulurum… sefil öğrencinin bulduğu her fikir (ona göre) iyidir zaten… hele, ‘sakallı’ gösterilen onca fikrin arasından birini işaret edip ‘bu iyi, buna çalışılabilir’ dediyse… sefil ‘iyi’nin ‘gösterilen çalışmalar içindeki iyi’ olduğu gerçeğini es geçer, ‘sobacı buna iyi dedi’ diyerek hem kendini, hem arkadaşlarını yanıltır.

‘mükemmel’ ise, henüz yoktur… iyi, iyinin iyisi, iyinin iyisinin iyisi olabilir; ama ‘mükemmel’ yoktur… 20 yılı aşan ilefli zamanda hiç 100 puan vermemiş oluşum da bu noktaya dayanır… gıcık olan çok olmuştur; küfreden de… her zaman iyinin daha iyisi vardır… arayış o yönde devam etmelidir kanımca…

fırat… evet, senin fikirlerin de henüz mükemmel değil… mükemmel olduğunda kesinlikle anlarsın çocu’um…

• • •

yıldıray lise: 😉 ben mükemmele ‘mikemmel’ derim…

kamil renan: mükemmel dedin de, aklıma bizim ramazan usta’nın demlediği çay geldi… tavşan kanı mübarek…

serra hale özkan: öğrenciye 100 vermeyen hoca mükemmel değildir ki zaten!..