121

söze bakıp ‘yooo!.. benim annem hiç de öyle değil’ diyerek başlama lütfen… evet, iyi biliyorum; yaptığın şeyi beğendirmek için akla karayı seçtiğin bir annen ya da baban olabilir… va hatta, ‘güdümlü anne terliği’nden söz edebilirsin…

sözün kaynağı yaptığı ilk iş(ler)e bakıp beğenmemi bekleyen sefil öğrencilerle yaşadığımız anlar… işe bakıp eleştirdiğimde dudağını büküp ‘ama hocaaam… çok uğraştım… tüm gece buna çalıştım’ diyerek işini savunmaya kalkan sefil öğrenci… çok uğraştın ama, ortaya düzgün bi’ şey çıkaramadın… henüz reklamcılığın dilini yeni öğrendiğin için, işin derin metaforlar, çok katmanlı mesajlar, alt anlamlar, yan anlamlar içerdiği için olmadı… bi’ de ‘tüm gece’ aslında dizi, online oyun, sosyal medyada sörf arasına sıkışmış bir zaman dilimi olduğu için olmadı…

yıllardır öğrencilere şunu net bir biçimde söylüyorum, sefil arkadaşım: ‘dönem başında işlerin yalnızca sana bir şey ifade ederken, dönem sonunda herkes için anlam taşıyan işler yapacaksın.’ yukarıda da yazdım, bu bir dil ve ilk günden sheakspeare tiradlarına ulaşmak mümkün değil…

işte, ‘ama hocam çok uğraştım’ repliği gelince kullanıyorum bu sözü; ‘yaptığın her şeyin beğenilmesini istiyorsan annene göster’ deyip ekliyorum; ‘bu işi beğenirsem, sana en büyük kötülüğü yapmış olurum. bunun doğru/güzel olduğunu sanıp, bunun çevresinde dolap beygiri gibi dolaşırsın.’ kötü yürekli olduğumdan değil, öğrencilerin gelişimin doğal seyrini biraz hızlandırmak, bu dilin sözcüklerini daha erken cümle içinde kullanmalarını sağlamak için… bu anlaşılılıyor mu, anlaşılamıyor mu çok bilmiyorum… bu en çok zamana bağlı oluyor…

bu arada, fırat bugün izinli… olaylar yüzünden kampusta eğitime bir gün ara verilmesini fırsat bilerek, annesinin perdeleri takmasına yardım edecekmiş… aferin fırat…

• • •

kamil renan: beğenilmediğinde köşeyi dönen terlik hediyesiyle birlikte geri dönüşler de olabilir mi hocam? 🙂

yıldıray lise: ama o komşunun çocuğu yok mu, o komşunun çocuğu hep sizden iyidir. 😉

serra hale özkan: ben öyle her şeyi kolay beğenmem!..