123

bu zeynep sakallıoğlu reklam atölyesi’nde yarımca… pek meraklı, pek ilgili, pek civciv, pek konuşkan… şöyle ‘dil pabuç’ şeklinden (notun imzasındaki büyük ‘p’ onun işareti zaten; yazım yanlışı değil yani)… pek umutluyum kendisinden… yüzüne de söylüyorum; ‘kıçı kalkmazsa eğer, bi’ şey olacağı kesin…’

şimdi bu zeynep sakallıoğlu yememiş, içmemiş 100’süz notlara söz yazmış: ‘noktalama işaretleri yazıdaki ses tonumuzsa, tipografi de jest ve mimiklerimizdir…’ şunu söylemeye çalışıyor muhtemelen: clemente daa fontuyla bağıramazsın; helvetica neue bold ile fısıldayamazsın… comic sans, çok komik sans olacağından ciddi olamazsın; bi’ gülme gelir yazına… apple chancery’nin bilumum davet metinlerinde boku çıkarıldığı için janti görünemezsin…

küçük harflerle haykıramazsın, büyük harflerle mırıldanamazsın… aşk sözcüklerini arial black ile yazmayı dene istersen; ya çantayı kafana yersin ya da tekmeyi kıçına… adı üstünde, yazı karakterlerinin (font) karakteri var ve onları kafana göre kullanamazsın… ya da kullanırsın ve başına geleceklere rıza gösterirsin…

harf arası (eskiler ‘espas’ derdi), sözcük arası, paragraf düzeni, satır arası, bloklama, tireleme, süsleme, vurgulama, altını, ortasını, üstünü çizme…

‘tipografi’ diyor kız…

evet fırat… interstate sevdiğimiz bir font… ama, tasarımcının sevdiği font olamaz…

• • •

yıldıray lise: tipografi, konuşurken bolca yaptığımız el, kol hareketlerimiz olur bazen. 😉

kamil renan: yıldıray bey’cim, el-kol hareketleri derken!.. lütfen elinize kolunuza dikkat ediniz.

yıldıray lise: kamil renan beyci’m, güleç bir insan olduğumu söyler dostlar. akdenizli özelliğidir konuşurken açıklama olarak (iyi manada) el ve kollarımızla da konuşuruz aslında.

kamil renan: allah yüzünüzü hep güldürsün sayın yıldıray lise.