132

ddb’nin kurucusu (isimdeki ‘b’nin müsebbibi) bill bernbach ‘iyi reklam, kötü reklam yoktur. bazı koşullarda iyi olan, başka koşullarda kötü olabilir’ der ve ulu geyiğin de önünü açar ‘reklamın iyisi kötüsü olmaz!..’

yooo… olur be fırat!… iyi reklam varsa kötü reklam da vardır… yanlış anlaşılmıştır, kötü çözülmüştür, işini yapmıyordur, temel insani değerlere ve etik kurallara aykırıdır, işi rakip ajans ya da rakip reklamveren yapmıştır…

bill amcanın söyleyemeye çalıştığı, ‘iyi reklam-kötü reklam’ ikilemi değil büyük olasılıkla… insanı çevreleyen her şey büyük bir hızla dönüşüyor ve ‘popüler olan’dan en çabuk etkilenen ve de onu en çok etkileyen reklam süreci de bundan payını alıyor… bi’ zaman ‘oha lan… bu kadar da olmaz‘ denilen şey, değişen eğilimlerle ‘olur’ hale geliyor…

burada bi’ yanlış anlamaya fırsat vermemek gerek… ‘iyi-kötü reklam’ı değerlendirirken tüketicilerin nefret ettiği reklamlardan söz etmiyorum… pek çok kampanya var ki, izleyici/tüketici reklam kahramanından nefret ediyor; ancak, ürünün satışları hiç düşmediği gibi, tersine yükseliyor… luke sullivan ‘satan reklam yaratmak’ isimli kitabında ‘parmağımı silah niyetine kullanıp, bay whipple’a nişan alarak büyüdüm’ diyor ve how to advertise kitabından aktarıyor: ‘en sevmedikleri kampanyanın hangisi olduğu sorulduğunda. tüketiciler bay whipple’ı işaretliyorlardı… charmin pek popüler bir reklam olmayabilir ama (ürün) satışlarda birinci sıradaydı.’

118’li reklamlardan nefret edebilirsin fıratcı’m; ama, numarayı biliyorsan ‘kötü reklam’ diyebilir misin? ben kendi adıma söyleyeyim; çantasında çamaşır suyu taşıyan kadına ifrit olduğum kadar kimseye ifrit olmadım (reklam olmasın diye markayı söylemiyorum)…

  • • •

yıldıray lise: 😉 başka bir açıdan bakıyorum sobacım. bu açıdan kamil renan beyci’m bile bakmaz. hem sever hem gülerim bu yaklaşıma. halk arasında reklamın iyisi, kötüsü yoktur deriz. ne zaman bu sözü duysam ünlü olmayla ilgili hep andy warhol gelir aklıma.

serra hale özkan: çirkin kadın yoktur, az votka vardır.

kamil renan: sayın yıldıray lise, çok değişik açılardan bakacağım da nereden başlayacağıma karar veremedim. müzmin muhalif yine ayrı telden çalıp söylüyor. tribün sessizliğini korumaya devam ediyor. zaten usta da öldü.