134

italyan sosyoloğu pareto ‘mind and society’ kitabında insanların iki gruba ayrılabileceğini ifade eder… bu iki grubu spekülatörler ve hazır yiyiciler (rantiyeler) olarak adlandırır. notu yazarken spekülatör yerine fırsatçı sözcüğünü yeğledim. söyleyemediğim sözcükleri kullanmamaya çalışıyorum (şansım olsa, yazmazdım da)… pareto fırsatçının ayırt edici özelliğini, kafasının sürekli yeni kombinasyon olasılıklarıyla meşgul olması biçiminde tanımlıyor. hazır yiyicileri ise, rutine bağlı, sabit fikirli, yaratıcı olmayan ve tutucu insanlar olarak tanımlıyor ve ekliyor; ‘bunlar fırsatçılar tarafından yönlendirilir…’

bu metinde sözünü ettiğim fırsatçı ve hazır yiyicinin sosyo-ekonomik tanımı değil doğal olarak… ekonomiden anlamam, ahkam kesmek de istemem… derdim, zihinsel fırsatçılık ve zihinsel hazır yiyicilik… bunlara yaratıcılık açısından bakmaya çalışıyorum… dilim dönerse, hazır yiyicilik yerine fırsatçı olabilmeni önereceğim (‘öğüt’ dememeye çalışıyorum)… çünkü, öyle olursan, yaratıcı insanlardaki ‘dünyayı değiştirme ve değişen dünyayı izleme isteği’ne yaklaşır, başkalarının çizdiği sınırlar içinde oynama sıkıcılığından kurtulma şansını elde edersin. ya da, başkalarının koyduğu kurallar çerçevesinde işini yapar, ama, sıkıntıdan patlarsın… benden söylemesi…

grafik derslerinde kullandığım bir örnekte olduğu gibi, borunun içine atılan pinpon topunu, masanın üzerine konulan alet-edevatı kullanarak çıkarmaya kalkar ya da boruyu suyla doldurursun… ilkinde çıkma şansı olmayan topun, ikinci yolla kesinlikle çıktığını görürsün (öykünün ayrıntıları için stephen baker’ın ‘reklamda yaratıcılık’ kitabına bakmanı öneririm)…

seçim senin fıratcı’m…

  • • •

yıldıray lise: doğa koruma alanında çalışanlarda her iki insan tipi de var… 😉

serra hale özkan: şu pinpon topu örneğini merak ettim şimdi. kitabı önereceğine anlatsan ya bur’da…

kamil renan: “hazır yiyici” denince aklıma başka şeyler geldi; bizim bir kavurma işi vardı değil mi?