143

friedrich nietzsche (adını ancak kopyalayıp yapıştırarak yazabiliyorum), deri değiştirmeyen yılan ölür. düşünce değiştirilmesine engel olunan kafalar da öyle’ derken en temel sorunlarımızdan birine işaret etmiyor mu? bize öğretilen, öğrendiğimizi uyguladığımızda kabul gördüğümüz, öğretilenin dışında bir şey ortaya koyduğumuzda da aforoz edildiğimiz doğru değil mi?

din, siyaset, ahlak ve kültür açısından bakmayacağım konuya; bu, başkalarının işi… benim derdim, iletişim ve bu alanda ‘kadim bilgi’ olamaz… çek fotoğrafçı josef koudelka’nın kasım 1984’te, fotoğraf dergisi’nin 22. sayısında yayımlanan sözlerinden bir bölümü alıp yazmıştım defterime (evet fırat, biz defter kullanırdık; halen de sürdürüyoruz bu alışkanlığı):

fotoğraf konusunda bir şeyler söylemek bana hep kaygı vermiştir. öncelikle söylediğim şeyler yanlış anlamaya açıktır. ayrıca, bugünkü çalışmalarım hakkında söyleyebileceğim şeylerin, gelecekteki çalışmalarımı engelleyebileceği riskine atılmak istemem. yaşam değişmektedir ve ben de kendimi değiştirebilmek için tam özgürlük istiyorum.

(…) kanımca fotoğraf çekimine ilişkin değişmeyecek hiçbir kural yoktur. Veya tek bir kural vardır; nasıl hissediyorsanız öyle çekmelisiniz.

konunun yanlış anlaşılmasını da istemem… derdim malum mankenin bukalemun tavrını onaylamak ya da konuyu ‘artık dünya değişti, e tabii çelik de değişti’ye indirgemek değil doğal olarak…

dogmatik düşünceye saplanıp kalmanın tutuculuğun en koyu biçimi olduğunu düşünüyorum fıratcı’m… gün içinde fırsat bulabilirsem bu yazının bazı bölümlerini de değiştireceğim…

• • •

yıldıray lise: 😉 wittgenstein, nietzsche… hayırdır sobacım? yancı koleksiyoneri sahaya mı indirmeye çalışıyorsun?

kamil renan: hocam, “mizahi notlar” diyordun; giderek koyulaşıyor bunların tonu…