146

jonas pulling ‘iyi fikirler üretmenin en iyi yolu, çok fikir üretmektir’ diyor ama, dinleyen kim?

dikkatli izleyiciler bu konuya daha önce de değindiğimi anımsayacaktır. bulunan her fikrin yazılıp çizilmesini; bunları da çamaşır ipine asmaktan, tuvalet fayanslarına nakşetmeye giden bazı yollarla kayıt altına alınmasını önermiştim (bkz: 136. not).

136. notta değinmediğim, ama, bana kalırsa asıl sorunu oluşturan nokta şu: sefil öğrenci bir fikri bulduğunda ‘delinin organını bellediği gibi’ sıkıca sarılıp bırakmak istemiyor. buna bi’ de ‘fikrine aşık olma’ arızası eklendiğinde sıkıysa vaz geçir bakalım. dolap beygiri gibi fikrin çevresinde biteviye dönüp duruyor; fikrine aşık olduğu için terk edemiyor. ‘bir fikri bulduysan bir başkasını da bulabilirsin’ lafı bir kulağından girip diğerinden çıkıp gidiyor.

bu da bir eşik sanırım… bulunan fikri bir yerde kayıt altına alıp bambaşka coğrafyalara yelken açmayı öğrenmek de süreç işi… yüzlerce kez gördüm, yaşadım; biliyorum… örnek mi istersin? 2004’te sevgili sanem tanrıverdi, öykü şenhan, ilyas volkan yanık, barış kestane, sencer kiremitçi ve ismail serbest‘ten oluşan yarışma ekibi ilef ön elemesini çocuk resimleri üzerine bir kampanya ile geçmiş; ancak, sonra tıkanmış ve bambaşka bir fikirle gelmişti. fikri anlatırken gösterdikleri örnek yapılamazdı; ancak, üniversitelerarası reklam yarışması’nda birinciliğe uzanan bir kampanyanın öncülü olmuştu. evet fırat, ‘çocuklarımızı dövmeyelim’ kampanyasından söz ediyorum… kampanyayı reklam atölyesi’ndeki bilgisayarlardan görebilirsin.

sevgili sefil öğrenci… bir fikri bulabiliyorsan, bir diğerini de bulabilirsin; hatta, muhtemelen daha iyisini… öperim gözlerinden…

• • •

yıldıray lise: 😉 bir fikri bulunca bir başkasını aramak iyi fikir!..

kamil renan: “çok fikri olduğu için kimse eleştirilmemiştir” gibisinden bir şeyler okumuştum… müzmin muhalif ya da istanbul’un hırçın kızı MM buna ne der bilmiyorum ama? derya hanım’ı sosyete pazarı’nda halı bakarken görmüşler… yaşar bey sınavzede olmuş… işte bunlar hep rivayet… hepsini yakında tribünden inerken görürüz… 🙂