147

‘reklam, en üst düzeydeki yöneticinin zekasını temsil eder. bir ordunun sancağı, davulu neyse bir şirketin reklamı odur.’ sait aytemur’un 2010 tarihli ‘ya strateji, ya toksik domates’ kitabında yer alan sözün orijinali bu… 100 karakterin altına düşürürken biraz budamak zorunda kaldım.

‘bazı kampanyaları yapanlara değil, kabul edenlere ödül vermek gerekir’ sözü 18. nottu (100’den önceki notları facebook’ta görebilirsin. zaman bulup onların öykülerini de yazabilirsem, burada da bulabileceksin)…

iyi bir reklam kampanyası için iyi bir reklamverene, iyi bir reklam ajansına ve iyi bir medya ortamına gereksinim olduğunun altını çizeli çok zaman oldu… bu sacayağının biri eksik olursa, reklam kampanyası da eksik olur doğal olarak… reklamcılığın tarihine yazılan pek çok başarılı kampanyanın ardında işte bu üçlü vardır… trendlerden etkilenen ve trendleri etkileyen bir süreç olan reklam, bu nedenle çoğu kez, yeni, alışılmadık, -hatta- zaman zaman genel geçer kuralları alt üst eden bir yapıya sahiptir.

açık fikirli, ileriyi görebilen, iyi bir reklamverenin önemi de bu noktada ortaya çıkar. denenmemiş, çoğunlukla alışkanlıklara ters, kimi zaman sonuçları önceden kestirilemeyen kampanya fikirlerinin yeşermesine olanak sağlayan bir reklamverenden söz ediyorum…

birçok fikir normalin sıradanlaştırıcılığına
kolaylığın rahatlığına yenilir.
oysa iyi fikir
menzili belirsiz bir yolcudur.
ve iyi fikir kelimeleri sihre
görüntüleri akıldan çıkmayan resimlere çevirir.
birileri düşünür
birileri cesaret eder, güvenir.
o fikir büyür,
unutulmayan büyük işe dönüşür.
o büyük fikir düşünenlere,
o fikri görenlere,
birlikte var edenlere…
logoyu büyütenlere…

reklamcılar derneği’nin ‘logoyu büyütenler’ belgeselin giriş metni bu. yapacak daha iyi bir işin yoksa izlemeni öneririm. 1 saat 8 dakika sürüyor (bir futbol maçından kısa yani)… bazısını izledin, bazısı anlatıldı sana… nostaljik durumlar var anlayacağın… linki şuraya iliştiriverdim:

https://www.youtube.com/watch?v=qNkLT38AUO8

fırat?

• • •

kamil renan: “müşteri dönerse poposunu büyüt ver logosunu” böylesi durumlarda söylenmiyordu değil mi?.. 🙂

yıldıray lise: geçenlerde “logoyu büyüttük, bu yıl üniversiteye başlıyor” diye bir sayfa gördüm facebook’ta… 😉