158

scott barry kaufmann ‘yaratıcı kişiler’i tanımlarken, ‘yeni deneyimler ve değişik duygular yaşamayı severler. bu da yaratıcı üretkenliğe yol açan önemli bir öngörü kazanmalarını sağlar’ diyor ve ekliyor ‘yeni deneyimlere açık olmak, yaratıcı başarının en önemli yapı taşıdır.’

değişik bilgiler edinmek, heyecan merakı, farklı duygular yaşamak, hayallere açık olmak gibi birbiriyle bağlantılı deneyimlerden söz ederken, ‘hepsinin ortak noktası, hem iç hem de dış dünyayı zihinsel ve davranışsal açıdan keşfetmek arzusudur’ diyor.

bu gösterişli sözlerden sonra hep aynı saatte, aynı yerde, çoğunlukla aynı yemeği yiyen; okula-işe-eve hep aynı yoldan giden, aynı insanlarla aynı konuları konuşup aynı çözümsüz dertlere hayıflanan insanlardan söz edebilirim. senin çevrende bunlardan yok mu? ha’di canım!.. zorlukla koparabildiği yıllık iznini hep aynı kıyı kentinde, aynı pansiyonda/otelde geçirip her gün (sabah diyemiyorum) aynı saatte kahvaltı edip aynı kumsala giden, aynı saatte birasını açan insanlar yalnızca benim çevremde mi? öküz gibi uyuyup kalan zamanı pinekleyerek geçiren ve tatilden yorgun dönenler yalnızca bana mı denk geliyor sence?

buna karşıt bir biçimde her fırsatı içinde yaşadığı kentin bilinmedik bir bölgesini keşfetmek için kullanan, farklı yemekleri farklı mekanlarda yemeyi seven, boş zamanlarında dalan, tırmanan, uçan insanların varlığını da facebook’tan görüyorum (yedikleri yemekleri paylaşmasalar onlardan daha da övgüyle söz edebilirdim)… arda erdik’in okulu bitirdikten sonra seyrek olarak geldiği reklam atölyesi’ndeki bir söyleşisinde giyilebilir teknolojilerden söz edip ‘erken uygulayıcı olmanın önemi’nden söz ettiğini anımsıyorum.

ne dersin fırat?.. giyilebilir teknolojileri giydik mi?..

• • •

100süz yorum
yıldıray lise: bol seyahat ve bol deneyim de yaratıcılık demek. mersin martılarının selamı var kamil renan beyci’m. 😉

kamil renan: aleyküm selam. selam getirenleriniz çok olsun sayın yıldıray lise. atalarımızın öğrenmenin yaşı yoktur sözüne yakın bir söz söylemiş kaufmann. yaşam bir macera, zaten her gün yeni bir olayla karşılaşıyor, yeni deneyimler yaşıyor, öğrenmeye devam ediyorsun. ufkun da buna bağlı olarak gelişiyor. tribündekiler de dahil olmak üzere herkese hörmet ederim…

• • •

100süz fıkra
temel her akşam gittiği bara girmiş. barmen ‘hoş geldin abi…her zamankinden mi; votka-limon?’ temel elini hayır anlamında sallayarak; ‘votka… ama limonsuz olsun.’ barmen sağa sola bakınmış ve ‘abi’ demiş; ‘limonsuz kalmamış, portakalsız versem olur mu?..’