099

invictus (fethedilemez)

üzerime çöken gecenin ardında,

her şey derin bir çukur kadar kara,

şükrederim hangi tanrılar verdiyse,

bu fethedilemez ruhu bana.

 

kötü olayların pençesine düştüğüm anda bile,

ne ürktüm, ne sızlandım yüksek sesle…

kaderin sopası altında,

kana bulandı ama eğilmedi başım asla.

 

gazap ve gözyaşlarıyla dolu bir mekanda,

gölgelerin korkusudur beliren aslında.

yıllar gözdağı verse de bana.

korkusuz bulacaklar beni her aradıklarında.

 

kapı ne kadar dar olsa da

cefam ne kadar ağır olsa da,

kaderimin efendisi de…

ruhumun kaptanı da benim sadece.

william ernest henley

• • •

george lois, olağanüstü tavsiyeler (yetenekli kişiler için!) içinizdeki yaratıcı potansiyeli ortaya çıkarmanın 120 yolu (boyner yayınları, 2012) isimli kitabının son öyküsünü invictus‘a ayırmıştı… ustanın yolundan giderek 100’süz notlar‘ın ilk serisini bu notla bitirdim… onun son not olduğunu da belirttim. ancak, 100’süz notlar‘ın devam etmesi yönünde telkinler alınca (numara değil, gerçek… en az 3 kisinin isimlerini verebilirim) sürdürmeye karar verdim…

lois, ‘ırkçılık karşıtı eylemleriyle bilinen güney afrikalı efsane, nelson mandela; robben adası ve pollsmoor hapishanelerinde kaldığı 27 yıllık dönemde, hapishane arkadaşlarına, kendi kendilerinin efendisi olmaları gerektiği mesajını; 1875 yılında ingiliz şair william ernest henley’in yazdığı invictus (fethedilemez) şiiriyle vermiştir’ diyordu öyküsünde… başlık ise ‘kaderinizin efendisi de, ruhunuzun kaptanı da sizsiniz’ idi. ustaya kulak verelim:

‘ben, insanın sahip olduğu şans ve katlanmak zorunda olduğu şanssızlıklara rağmen nasıl bir aile hayatı olacağına, neye inanacağına ve ne tür işler üreteceğine; yani kendi kaderine, yine sadece kendisinin karar vereceğine inanıyorum. Hiç kimse size zorla, kötü bir şey yaptıramaz. önemli olan bunu yapmama konusunda kararlı olmaktır. iş dünyası, kötü, cahil, zevksiz ve ne idüğü belirsiz adamlarla dolu. ama sizin hamurunuzda iyilik ve doğruluk varsa; hiçbir şey sizi ne mutluluğun peşinden koşmaktan, ne yeteneklerinizi göstermekten ne de kaderinizi gerçekleştirmekten alıkoyamaz. asla ve kat’a…’

evet fırat… george lois kaderin ‘edilgen’ değil, ‘etkin’ öznesi olmaktan söz ediyor…

• • •

yıldıray lise: yeni seriyi bekliyoruz efem. 😉

kamil renan: yeni tefrikanızda yer alacağımı az önce memnuniyetle öğrenmiş bulunuyorum. yanaklarından hasretle öperim…