130

yıl 2004… uluslararası reklamcılık derneği (iaa) türkiye bölümü’nün üniversitelerarası reklam yarışması için hazırlanıyor öğrenciler konu; ‘genç evliliklerin ve genç anneliklerin önlenmesi…’ çok sayıda başvuru var… ilef ön elemesini yapıyoruz… öğle saatlerine kadar 4-5 kötü kampanya dinlemişiz; jüri üyeleri sıkkın… oflayıp poflayan üyelere ‘az sonra çok iyi bir kampanya gelecek’ diyorum; çünkü fikri telefonda anlatmışlar (evet fırat; cep telefonuyla)… bugün bile anımsadıkça etkilendiğim, tüylerimi diken diken eden bir kampanya… godot’u bekler gibi bekliyoruz… ekip geliyor; 1 kadın, 4 erkek… sunum boyunca oturup susuyorlar… hasbihalin ardından kırık-dökük birkaç söz… yok; inat edip anlatmıyorlar… hayaller tuz-buz… muhtemelen bu sözü o zaman kullandım… çünkü ekip üyelerinden biri gönderdi bana birkaç gün önce… ekip mi? sayayım; diren dalili (yaşamını kıbrıs’ta sürdürüyor), bilal uğurlu (cosmic creative’de sanat yönetmeni), hüseyin kaim ve aziz […]

125

aziz yayla meslektaşlarını hacamat etmeyi kafasına koymuş gibi görünüyor… ‘tasarımcı, kibrit denince çöp değil, ışık gören kişidir’ diyerek tasarım erbabını devlet başa yaparken, ‘sokaktaki adam gibi bakabilme yetisini kaybetmiştir; hayat boyu onu bulmaya çalışır’la kuzgun leşe taşıyor… doğal olarak işin şakası bu… ‘ya devlet başa, ya kuzgun leşe’ hali değil yani… 100’süz notları izleyenler bilir, pek çok notta başka türlü de ifade edilen şey bu… ha’di kısaca anımsayalım: birçok tasarımcı, işlerinin insanlarla bire bir iletişim kurması gerektiğini unutuyor (george lois). rafael gibi çizebilmek için dört yıl harcadım, çocuk gibi çizebilmek için ise bir ömür (pablo picasso). en zor bulunan fikir, ilk akla gelenmiş gibi durmayı becerebilendir (şölen yücel). sonuçta vardığınız nokta o kadar basit olsun ki, görenler ‘bunu herkes yapabilir’ desinler (oliviero toscani). ‘yalının gücü’ne […]

122

bu notun yazarı aziz yayla… grafiker, sanat yönetmeni, yaratıcı yönetmen silsilesinden geçerek ajans kurucusu ve ortağı kıyafetini giyen biri… sıkılgan, utangaç, az konuşan biri… sıkılganlığını ve suskunluğunu atmasını dilediğim biri (ama, utangaçlığın ona çok yakıştığını düşünüyorum)… bi’ fırsatın olursa, ilk iş denemesini, ‘fotoğraf temizliği hikayesi’ni bi’ anlattır lütfen… ya da iaa ön elemesine iyi bir fikirle gelip hiçbir şey anlatmamaları, kampanyayı sunmamaları hikayesini… kadroyu saymasını istemeyi unutma lütfen… 🙂 ‘tasarımcı, kibrit denince çöp değil, ışık gören kişidir’ sözü sms ile geldiğinde (yazma konusunda sıkıntıları olmuştu. özellikle yazım yanlışı yapmadan yazma konusunda) uçtum ner’deyse… 8 sözcükte mesleğinin ‘büyük fotoğrafını’ (resim değil) çekmişti bana kalırsa… iletişim hedefini, ürün yararını, tüketici gereksinimi ve dolayısıyla doyumunu bu denli net ifade eden az laf duydum… onlardan biri theodore levitt’in ‘insanlar […]

2014-Sobacı’ya KP

http://youtu.be/GQKZ7yv2Eks (Şölen Yücel, Cem Etyemez, Arda Erdik, Ali Erkurt, Ertuğ Tuğalan, Sanem Baykoçak, Arda Türkoğlu, Emre Çil, Didem Otar, Betül Güner, İsmail Serdar Pehlivan, Ozan Açıktan, Hande Keçeci, Ayşe Demirbüken, Gülay Özcan, Özge Kurşunlu, Ceren Yiğitel, Ozan Kocamaz, Hare Lilya Ganiç, Sıla Salgın, Hasan Gürsoy, Anadolu Mutlu, Tolga Eroğlu, Cem Erguvan, Berivan Dural, Ozan Can Bozkurt, Ozan İlginoğlu, Utku Olgun, Uğur Yaşar, Melih Ediş, Funda Noyan, Ümit Aydın, Cihan Metin Üstek, Naz Göktan, Fatma Öcal, Zeynep Başkal, Hülya Akgül, Çağrı Saka, Tolga Şahin, Melik Atalay, Aziz Yayla, Gökhan Akça, Gökhan Buluk, Didem Öztürker, Reyya Advan)