141

notumuzun yazarı kenan kılıç kastamonu üniversitesi kastamonu myo radyo tv teknolojisi bölümü’nde öğretim görevlisi. sinema ve popüler kültürle ilgili bir yığın ders verirken bir yandan da gazi üniversitesi’nde yüksek lisans öğrenimi görüyor… ‘bir bakışta iletişim’ adlı kitabın editörlüğünü yaşar aktaş’la birlikte yapmış. şimdi sözü kenan kılıç’a bırakıyoruz fıratcı’m: “sanal alemin her türlü vahayı barındıran bir umman oluşundan olsa gerek, en çok başvurulan mecra haline gelmiş olması, biz dinolar tarafından zor da olsa kabul edildi. ancak öğrenci milletinin, bu alemde paylaşılmış her şeyi anonim ve hatta kendileri fütursuzca kullansınlar diye orada yer işgal ediyor zannetmesi, çeşitli sorunları da beraberinde getirdi. gösterilen ‘sahipsizse benimdir’ tavrı, özellikle de etik anlamda ciddi sorunlara yol açmaya başladı. arama motorlarının işlevinin, aramak değil bulmak olduğu anlayışı hüküm sürerken, araştırma eyleminin böylesine kolaylaştığı hayatta, kolay olanın ‘olmasa da […]

134

italyan sosyoloğu pareto ‘mind and society’ kitabında insanların iki gruba ayrılabileceğini ifade eder… bu iki grubu spekülatörler ve hazır yiyiciler (rantiyeler) olarak adlandırır. notu yazarken spekülatör yerine fırsatçı sözcüğünü yeğledim. söyleyemediğim sözcükleri kullanmamaya çalışıyorum (şansım olsa, yazmazdım da)… pareto fırsatçının ayırt edici özelliğini, kafasının sürekli yeni kombinasyon olasılıklarıyla meşgul olması biçiminde tanımlıyor. hazır yiyicileri ise, rutine bağlı, sabit fikirli, yaratıcı olmayan ve tutucu insanlar olarak tanımlıyor ve ekliyor; ‘bunlar fırsatçılar tarafından yönlendirilir…’ bu metinde sözünü ettiğim fırsatçı ve hazır yiyicinin sosyo-ekonomik tanımı değil doğal olarak… ekonomiden anlamam, ahkam kesmek de istemem… derdim, zihinsel fırsatçılık ve zihinsel hazır yiyicilik… bunlara yaratıcılık açısından bakmaya çalışıyorum… dilim dönerse, hazır yiyicilik yerine fırsatçı olabilmeni önereceğim (‘öğüt’ dememeye çalışıyorum)… çünkü, öyle olursan, yaratıcı insanlardaki ‘dünyayı değiştirme ve değişen dünyayı izleme […]

114

fırat atölyeye geç geldiğinde kullandığı bahanelerin başında ‘dün gece şarap içtim; uyanamadım’ yer alır… kimi zaman sahipsiz bir kediyi veterinere götürmüş ya da o miniğe bi’ yuva bulmuştur… bi’ gün ‘dün akşam mercimek çorbası içtim; uyuyakaldım’la karşılaşacağıma neredeyse eminim… sefil öğrencilerin bahanelerinin ardı arkası kesilmez… trafik sıkışır, gaz kesilir, anne-baba baskın yapar, yedikleri soslu tavuk dürümünden bağırsakları bozulur… ödevlerinde, uygulamalarında bi’ eksik ya da teknik bi’ sorun varsa ‘o yapmamıştır; bilgisayardan öyle çıkmıştır!.. (‘bilgisayardan çıkmak’ ne demekse?)’ bakılması gereken yeğenler, taşınması gereken eşyalar vardır. çok eskiden posof’ta yaşayan kaymak tabaka uzun kış aylarında çeşitli şeyleri bahane ederek şehir kulübünde içmektedir… mal müdürünün çocuğu olmuştur, ‘ha’di içelim’dir… genç ilkokul öğretmeni nişanlanmıştır; ‘ha’di içelim’dir. kapanan yollar nedeniyle ilçenin dünya ile bağlantısı kesilip içme bahaneleri azaldığında, zar zor […]