153

bilinen söz şöyle: ‘bir aslanın kuyruğu olmaktansa bir köpeğin başı olmak daha iyidir.’ bu söz reklam atölyesi’nde ‘bilinen sözün aksine, sineğin başı olacağına aslanın kuyruğu ol’ biçimine dönüşmüş. kim, ne zaman, ne üzerine dönüştürmüş anımsamıyorum; ancak, bu sözü değerli buluyorum. istanbul’a gitmek konusunda kendi tutumumu ve reyya’nın tavrını daha önce yazmıştım. ben çocukların gözünü korkuturken, reyya özendiriyordu bi’ vakit önce… belki o günlerin sözüydü; belki daha eski dönemlerin… aradan geçen bunca zamanın ardından baktığımda, belki de reklam atölyesi’nin ilk günlerinde bu sözü döviz, dönkart, flama, bayrak yapıp asmalıydık. böylece ‘istanbul için kabuğun henüz sertleşmedi’ gibi zırvalara da yaşam şansı vermemiş olurduk (bakmayın çoğul konuştuğumda; bunun bizatihi sebebi ve kaynağı benim)… o zaman, gelin şöyle yineleyelim: ‘sineğin başı olacağına aslanın kuyruğu ol…’ olur mu fırat? yineleyelim […]

127

ilef’teki kılavuzluk sürecimin ilk zamanlarında istanbul’dan ‘kurtlar sofrası, orman yasalarının geçerli olduğu acımasız bir dünya’ olarak söz ederdim öğrencilere… istanbul’a kapağı atmaya çalışan öğrencileri ‘burada bir akvaryumun dingin sularındasınız. oysa sokakta azgın dereler ve denizler var’ diyerek vazgeçirmeye çalışırdım… ya da ‘henüz kabuğunuz sertleşmedi; istanbul için erken’ diyerek gözlerini korkutmaya çalışırdım… de’ mi sevgili inci bircan (ki inci bircan bi’ süre sonra istanbul’a gitti; kesmedi, londraya kadar sürdü seferi)?.. bi’ süre sonra reyya gelip gençleri istanbul konusunda yüreklendirmeye başlayana kadar sürdü bu… baktım reyya gözlerine korkutmak yerine tam tersi heveslendiriyor; vazgeçtim ben de… ancak, ‘en iyileriniz iş bulacak; çünkü mesleklerinde çok iyi olacaklar… en kötüleriniz iş bulacak; çünkü, kimsenin kabul etmeyeceği koşullarda çalışmaya razı olacaklar… orta dilimin şansı yok; onlar da bankacı, sigortacı, kpss girişimcisi […]

113

‘iyi reklam kötü ürünü batırır…’ pek çok örneği görülmüştür bunun… ekşi sözlük’e göre en bilinen örneği jill’dir… ‘atın, atın eskimiş çoraplarınızı atın… atamıyorsanız paspas yapın’ sloganı ürün satışının tavan yapmasına yol açtı. ancak, marka pazara çorap yetiştiremeyince gümbür gümbür battıydı… ürünün iyi olacak… öyle çürük-çarık olmayacak… diyelim ki kötü; reklamcın da harikalar yarattı… tüketiciye bi’ kez sattın… ve battın! üründen memnun kalmayan tüketici, bi’ kez daha almayacak ve markanın ‘anti taraftarı’ olacak… 113. notun yazarı reyya advan… her öğrencinin 100 soru sormasını beklediğim bir ödevde 101 soru yazarak dikkatimi çekmişti… hem öğrencilik hem reklamcılık yaşamında yazdığı her satırı büyük bir keyifle okudum… şimdilerde aynı şeyi sınav sorularını okuyarak yapıyorum… bizans’taki reklam yazarlığı deneyiminin ardından ankara’da yerleşik hayata geçip çoğalmaya karar verdiğinde (can’ın kulaklarını kemiririm) okula […]

2014-Sobacı’ya KP

http://youtu.be/GQKZ7yv2Eks (Şölen Yücel, Cem Etyemez, Arda Erdik, Ali Erkurt, Ertuğ Tuğalan, Sanem Baykoçak, Arda Türkoğlu, Emre Çil, Didem Otar, Betül Güner, İsmail Serdar Pehlivan, Ozan Açıktan, Hande Keçeci, Ayşe Demirbüken, Gülay Özcan, Özge Kurşunlu, Ceren Yiğitel, Ozan Kocamaz, Hare Lilya Ganiç, Sıla Salgın, Hasan Gürsoy, Anadolu Mutlu, Tolga Eroğlu, Cem Erguvan, Berivan Dural, Ozan Can Bozkurt, Ozan İlginoğlu, Utku Olgun, Uğur Yaşar, Melih Ediş, Funda Noyan, Ümit Aydın, Cihan Metin Üstek, Naz Göktan, Fatma Öcal, Zeynep Başkal, Hülya Akgül, Çağrı Saka, Tolga Şahin, Melik Atalay, Aziz Yayla, Gökhan Akça, Gökhan Buluk, Didem Öztürker, Reyya Advan)

1991

Küçük Prens

Cem Çocuk Kitapları

İstanbul

T: Cemal Süreya

Paper Back

125 x 195 mm

120 pages

isbn: 975-406-136-X

Küçük Prens Dostu:

Little Prince Friend:

Reyya Advan

2006

De Kleine Prins

Ad Donker

Rotterdam

Çev.: Tekeningen van de Schrijver

Karton kapak

158 x 223 mm

104 sayfa

isbn: 978-9061004820

Küçük Prens Dostu:

Reyya Advan

2009

Le Petit Prince

Gallimard

Fransa

Karton kapak

108 x 178 mm

104 sayfa

isbn: 978-2-07-040850-4

Küçük Prens Dostu:

Reyya Advan