103

yaşamımın bi’ döneminde farklı renklerde 2 gti kullandım. 1300’lük motoru tanımlayan ibare ise ‘twincam’dı… yani çift ekzantrik mili ve her mile bağlı 2 piston… bu, arabaya çok çabuk hızlanma ve yokuşlarda devir kaybetmeme özelliği veriyordu… 690 kilo ağırlığındaki bu minik makine, kanatları olsa uçardı büyük olasılıkla… arıza yapmadığı zamanlarda çok keyifliydi kullanmak. arıza yaparsa can yakardı… benzin pompasının o dönemki maaşımdan daha fazla olduğunu söylemek, durumu açıklamaya yeter sanırım. ‘işte twincam… yani 4 piston bir ekzantrik miline bağlı değil. bundaki 2 tane mil ve onlara bağlı 2’şer piston arabayı daha atak yapıyor’ türünden anlatılara sivilceli ergenler dışında kimsenin ilgi gösterdiğini görmedim… bu ergenlerin ilk sorusu ise, ‘abi kaç basıyor bu’ olurdu genellikle… ben kullanıcı olarak arabayı böyle anlatırken, tasarımcılarının nasıl ifade ettiğini var sen düşün… […]

102

notumuz daha çok ‘öfkeli yaratıcı yönetmen’ atarı gibi duruyor… şöyle devam etmesi de olası: “ilkokul 3. sınıfa göre yaz” ifadesini kendine ayet-i şerif olarak seçtiğin, hedef kitlendeki insanlara lahana muamelesi yaptığın, içgörülerini anlayıp/hissedip onlara dokunabileceğin şeyler yazmak yerine ‘ne yazsam anlamıyorlar abe!’ masalına sığındığın için söylüyorum bunu… gerizekalı olduğun için değil… kanımca pek çok iş kolu ve pek çok üretim süreci için söylenebilir bu… ‘doktor bu ne? insan yiyecek bunu, insan!’ repliğinde de aynı durumu görürüz. cümle içinde kullanmak gerekirse ‘tüccar değil belediye başkanı olduğunu hatırla; kimseyi gerizekalı yerine koyma!’ denilebilir. • • • notun yazarı arda erdik’i muhtemelen tanıyorsun… tanımıyorsan tribal worldwide istanbul’un yaratıcı yönetmeni olduğunu, çuvalla ödül kazandığını filan söyleyebilirim. kadir has üniversitesi’nde reklam dersleri verdiğini de duymuşsundur büyük olasılıkla (keşke ilef’te verseydi!)… biraz tanıyanlar […]

101

küçük bi’ öykü anlatacağım sana… küçücük; ama, ‘öyle herkesin başından geçen’ öykülerden değil… ilef’te her sabah kolunun altındaki yazılım kitabıyla kimseye selam bile vermeden maclab’teki bilgisayarlardan birinin (plus ya da classic’ti yanlış anımsamıyorsam) başına oturup uzun saatler boyunca çalışan birinin öyküsü… bilgi yayınları’nın kapaklarının pek çoğuna imza atan (özellikle aziz nesin ve hasan hüseyin’in kitapları) fahri karagözoğlu’nun yanında photoshop ve repro deneyimini pekiştiren biri… sonradan iş arkadaşım olan, bir yere teklif verileceğinde cv bilgileri için “aman hocam, bugün değil yarın verelim; bu gece bir yazılım daha öğrenip onu da yazabilirim” diyen biri… öykünün kahramanı 101. notumuzun yazarı gökçer erdem… hacettepe üniversitesi iletişim fakültesi masaüstü yayıncılık ve görsel tasarım atölyesi sorumlusu… tasarımcı, animatör (kızları sahneye çıkaranlardan değil ama), uzman… fırat, notun açıklamasını onun ağzından dinleyelim çocu’um: […]

2012-Kanal B

Hayatla Birikenler 18.12.2012 Türk koleksiyonerleri anlatan TV programı/TV programme on Turkish collectors (in Turkish) https://www.youtube.com/watch?v=I8J7N7xEgNI&feature=youtu.be

2013-Vatan

Gazetevatan.com » Yazarlar » Prensin delileri Prensin delileri 20 Mayıs 2013 Pazartesi Mutlu Tönbekici iletişim Bana göre insanlar ikiye ayrılır: “Küçük Prens” kitabını okumuşlar ve okumamışlar.Bir iki referansımdan biridir. Çaktırmadan sorarım: “Sence koyun çiçeği yemiş midir?”“Yok! O kendini korumasını bilir. Tam dört dikeni var. Hem Küçük Prens tasmasını da takmıştır koyunun” diyorsa, o kişi birden gözümde başka bir değer kazanır.Bir ara unuttum ben bu testi yapmayı. Bir iki yıl içinde ne büyük bir hata yaptığımı anladım. Çocukluğunda Küçük Prens kitabını okumamış bir insanda ne büyük eksikler vardır bilemezsiniz… Şimdi bana öfkelenip okuyanlarınız olacaktır belki ama… Çocukluktaki gibi olmayacak elbette… (Yine de okuyun, zararı olmaz…) ***Bu yıl kitabın 70. yılı. Yazarı Antoine De Saint-Exupery, kitabı 2. Dünya savaşı sırasında ABD’de yazıyor. O nedenle kitabın ilk baskısı […]

2013-Yıldıray Lise

Mehmet Sobacı: “Küçük Prens değil pilot olduğumu söyledim!” Küçük Prens Koleksiyonerleri Röportaj Dizisi 1. Mehmet Sobacı Posted on 16 Mayıs 2013 Uzun süredir aklımda olan ama bir türlü başlatamadığım bir serüven bugün başladı. 2012 yılında aklıma düşen ve Ankara’da TAYFA Kitapkafe’de devam eden “Dünyanın Küçük Prens Kitapları” sergimiz ile artan Küçük Prens sevgisini anlatma çabamız ile mutlaka çıkılacak dediğim bir serüven bu. Önce Türkiye’deki, sonra dünyadaki Küçük Prens koleksiyonerleri ile blogumda “Küçük Prens Koleksiyonerleri Röportaj Dizisi” yapmak. Her koleksiyonere aynı soruları soracağım. Herkesin kendi öyküsü ile Küçük Prens’i anlatma şansımız olacak. Bu önemli dizide seride ilk konuğum dostum Mehmet Sobacı. Küçük Prens kitapları koleksiyonerliğimin ilk günlerinde tanıştığım, koleksiyonlarımız için birbirimizi desteklediğimiz ve dost olduğum bir isim. Kendisinin Küçük Prens sevgisi ve koleksiyonu neredeyse tüm ülkede […]

2014-Yeni Safak

En Küçük Prens Fransız yazar Antoine de Saint-Exupéry’nin tüm dünyada en çok okunan kitaplar arasında gösterilen eseri Küçük Prens, 71. yılını Zorlu Center’da kutluyor. 2008’den beri Küçük Prens kitaplarını biriktiren ve bunlardan bir sergi açan Yıldıray Lise, Küçük Prens’in bugüne kadar 250’den fazla dile ve lehçeye çevrildiğini söylüyor. Yeni Şafak | | 11 Mayıs 2014, 0:00 Fransız yazar Antoine de Saint-Exupéry’nin bundan tam 71 yıl önce yazdığı Küçük Prens tüm dünyada en çok sevilen ve okunan klasikler arasına çoktan girdi. Büyüklerin dünyasını bir çocuğun gözünden anlatan ve dünya üzerinde 250’den fazla dile ve lehçeye çevrilen kitabın 71. yıl kutlama etkinlikleri Zorlu Center AVM’de yapılıyor. Etkinlikte Küçük Prens tutkunu Yıldıray Lise’nin kitap koleskiyonunda bulunan 500’e yakın parçadan 120 tanesi sergileniyor. Lise, Küçük Prens’in bir modern zamanlar […]